Oytun Erbaş, Türk tıp dünyasının en çok konuşulan, sosyal medyada ve televizyon ekranlarında yaptığı açıklamalarla sık sık gündem olan, hem akademik başarıları hem de aykırı çıkışlarıyla dikkat çeken bir isimdir. Kendine has anlatım tarzı ve tıbbi konulara getirdiği popüler yorumlarla geniş bir kitle tarafından takip edilen Erbaş, “Deneysel Tıp” alanındaki çalışmalarıyla tanınmaktadır.
İşte eğitiminden kariyerine, aykırı fikirlerinden hakkındaki eleştirilere kadar kapsamlı bir Oytun Erbaş biyografisi.
Oytun Erbaş Kimdir?
Prof. Dr. Oytun Erbaş, 15 Kasım 1978 tarihinde İzmir’de dünyaya gelmiş bir tıp profesörü ve akademisyendir. Genç yaşta elde ettiği akademik başarılar ve Tıpta Uzmanlık Sınavı’nda (TUS) gösterdiği üstün performansla tıp camiasında adından söz ettirmeye başlamıştır. Ancak kamuoyu onu daha çok biyolojik psikoloji, sinirbilim ve fizyoloji konularında yaptığı çarpıcı ve çoğu zaman ana akım tıp anlayışıyla çelişen açıklamalarıyla tanımaktadır.
Kendisini “Deneysel Tıp Uzmanı” olarak tanımlayan Erbaş, karmaşık tıbbi süreçleri halkın anlayabileceği basit bir dille (analojiler kullanarak) anlatmasıyla bir fenomen haline gelmiştir.
Oytun Erbaş’ın Hayatı ve Kökenleri
Oytun Erbaş’ın hayat hikayesi, İzmir’in Ödemiş ilçesinde başlamıştır. Kendisini sık sık “Sökeli bir pazarcının oğlu” olarak tanımlayan Erbaş, bu mütevazı geçmişine sıkça vurgu yaparak Türkiye’deki liyakat ve eğitim olanaklarına dikkat çekmektedir.
Çocukluk ve gençlik yılları İzmir’in yerel kültürü içerisinde geçmiş, ilköğrenimini ve ortaöğrenimini Ödemiş’te tamamlamıştır. Erbaş, bir röportajında çocukluk döneminde radyo tamirciliği yaptığını, elektrik ve elektronik işlerine olan merakının o yıllardan geldiğini belirtmiştir. Bu teknik merakının, tıp kariyerindeki “deneysel” yaklaşımına ve laboratuvar çalışmalarına temel oluşturduğu söylenebilir.
Eğitim Hayatı: TUS Şampiyonlukları ve Akademik Başarı
Oytun Erbaş’ın eğitim hayatı, Türkiye’deki tıp öğrencileri arasında efsaneleşmiş derecelerle doludur.
-
Üniversite: Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden 2001 yılında dönem ikincisi olarak mezun olmuştur.
-
TUS Başarıları: Tıpta Uzmanlık Sınavı’nda (TUS) 7 kez Türkiye çapında derece (ilk 10) yapmıştır. Bu, tıp dünyasında oldukça nadir görülen bir sınav başarısıdır.
-
İhtisas ve Doktora: Radyoloji ve Fizyoloji alanlarında ihtisas yapmıştır. 2012 yılında Fizyoloji ve Deneysel Tıp uzmanı olmuştur.
-
Yurt Dışı Eğitimi: Akademik çalışmalarını geliştirmek amacıyla Amerika Birleşik Devletleri’nde (Illinois) araştırmalarda bulunmuş ve burada laboratuvarlar kurmuştur.
Tıp Kariyeri ve Akademik Çalışmaları
Erbaş’ın profesyonel kariyeri hem laboratuvar araştırmaları hem de üniversite hocalığı üzerine kuruludur.
-
Laboratuvar Çalışmaları: Gebze’de ve ABD’de kendi kurduğu “Deneysel Tıp” laboratuvarlarında (Experimental Medicine) ilaç Ar-Ge çalışmaları yürütmektedir. Özellikle oksitosin, otizm, epilepsi, diyabetik nöropati ve nörogelişimsel bozukluklar üzerine odaklanmıştır.
-
Akademik Unvanlar: 2018 yılında doçentlik unvanını almış, 2023 yılında ise profesörlüğe yükselmiştir. Kariyeri boyunca Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi ve Demiroğlu Bilim Üniversitesi gibi kurumlarda görev yapmıştır.
-
Ödüller: 2013 yılında Uluslararası Otolojik Cerrahi Derneği’nden “Politzer Ödülü” ve Avrupa Ortopedi ve Travmatoloji Derneği’nden “Jacques Duparc Ödülü” alarak uluslararası alanda dikkat çekmiştir.
-
Yayıncılık: 100’den fazla bilimsel makalesi bulunan Erbaş, aynı zamanda Journal of Experimental and Basic Medical Sciences dergisinin kurucusu ve editörüdür.
Ortaya Attığı Aykırı Fikirler
Oytun Erbaş’ı Türkiye gündeminde tutan asıl sebep, ana akım tıbbın dışına çıkan veya sosyal hayata dair tıp eksenli yaptığı aykırı açıklamalardır. İşte en çok tartışılan iddiaları:
-
Fakir Hayat ve Sağlık: “Fakir hayat en sağlıklı hayattır” diyerek, lüks tüketimin ve zengin sofralarının hastalıklara (obezite, diyabet) davetiye çıkardığını, mütevazı beslenmenin ömrü uzattığını savunmuştur.
-
Öğün Sayısı: “3 öğün yemek geri zekalılıktır” ifadesiyle, sık beslenmenin bağışıklık sistemini çökerttiğini ve insan doğasına aykırı olduğunu iddia etmiştir.
-
COVID-19 ve Genetik: Pandemi döneminde “Koronavirüs Türklere bir şey yapmaz, genetiğimiz farklı” ve “tuzlu suyla gargara” gibi açıklamalarıyla tıp dünyasında büyük tartışmalar başlatmıştır.
-
Mezarlık ve Hafıza: Mezarlıklardaki ağaçlardan meyve yemenin veya su içmenin, oradaki kişilerin “hafızasının” kişiye geçebileceğine dair bilim kurgu tadındaki iddialarıyla gündem olmuştur.
-
Diyet Yaklaşımı: İnsanların etçil değil, daha çok otçul ve buğday odaklı beslenmesi gerektiğini savunan görüşleri mevcuttur.
Övülen ve Eleştirilen Yönleri
Oytun Erbaş, toplumun bir kesimi tarafından “halkın anlayacağı dilden konuşan dahi” olarak görülürken, bir kesim tarafından “popülist bir şovmen” olarak eleştirilmektedir.
Övülen Yönleri
-
Sadeleştirme Yeteneği: Bilimi, teknik terimlerden arındırarak herkesin anlayabileceği hikayelere dönüştürmesi en güçlü yanıdır.
-
Akademik Çalışkanlık: Laboratuvar ortamında bizzat bulunması, çok sayıda makale üretmesi ve TUS dereceleri, zekası ve çalışkanlığına dair övgülerin kaynağıdır.
-
Motivasyon Kaynağı: Genç tıp öğrencileri için zorlu sınavlardaki başarısı ile bir rol model olarak görülmektedir.
Eleştirilen Yönleri
-
Etik ve Metodoloji: Kendi çıkardığı dergide kendi makalelerini (yüksek bir oranla) yayınlaması, bilimsel etik açısından ciddi eleştirilere neden olmuştur.
-
Genellemeler ve Kanıtsızlık: Bazı iddialarının bilimsel literatürde karşılığı olmaması veya veriye dayanmayan “kişisel görüşlerini” mutlak bilimsel gerçek gibi sunması tıp camiası tarafından tepkiyle karşılanmaktadır.
-
Teatral Sunum: Televizyon programlarındaki abartılı tavırları, bazı kesimler tarafından ciddiyetten uzak bulunmuştur.
Özetle: Oytun Erbaş, akademik başarıları inkar edilemez bir isim olsa da, bilimi popüler kültürle harmanlama biçimi nedeniyle modern tıp dünyasında oldukça tartışmalı bir figür olmaya devam etmektedir.

